Wortschatz
Lernen Sie Verben – Türkisch
bırakmak
İşini bıraktı.
hinwerfen
Er hat seinen Job hingeworfen.
servis yapmak
Garson yemeği servis ediyor.
servieren
Der Kellner serviert das Essen.
yürümek
Bu yolda yürünmemeli.
begehen
Diesen Weg darf man nicht begehen.
inşa etmek
Çin Seddi ne zaman inşa edildi?
errichten
Wann wurde die chinesische Mauer errichtet?
getirmek
Ona her zaman çiçek getiriyor.
mitbringen
Er bringt ihr immer Blumen mit.
talep etmek
Torunum benden çok şey talep ediyor.
beanspruchen
Mein Enkelkind beansprucht mich sehr.
dışarı koşmak
Yeni ayakkabılarıyla dışarı koştu.
hinauslaufen
Sie läuft mit den neuen Schuhen hinaus.
geçmek
Tren yanımızdan geçiyor.
vorbeifahren
Der Zug fährt vor uns vorbei.
çıkmak
Arabadan çıkıyor.
aussteigen
Sie steigt aus dem Auto aus.
değiştirmek
Oto tamircisi lastikleri değiştiriyor.
wechseln
Der Automechaniker wechselt die Reifen.
bırakmak
Tutamazsan kavramayı bırakmamalısın!
loslassen
Du darfst den Griff nicht loslassen!