Wortschatz

Lernen Sie Verben – Türkisch

cms/verbs-webp/38296612.webp
var olmak
Dinozorlar bugün artık var olmuyor.
existieren
Dinosaurier existieren heute nicht mehr.
cms/verbs-webp/102169451.webp
başa çıkmak
Sorunlarla başa çıkmak gerekir.
umgehen
Man muss Probleme umgehen.
cms/verbs-webp/99602458.webp
sınırlamak
Ticaret sınırlandırılmalı mı?
beschränken
Soll man den Handel beschränken?
cms/verbs-webp/57574620.webp
dağıtmak
Kızımız tatillerde gazete dağıtıyor.
austragen
Unsere Tochter trägt in den Ferien Zeitungen aus.
cms/verbs-webp/84314162.webp
yaymak
Kollarını geniş yaydı.
ausbreiten
Er breitet die Arme weit aus.
cms/verbs-webp/124274060.webp
bırakmak
Bana bir dilim pizza bıraktı.
übriglassen
Sie hat mir noch ein Stück Pizza übriggelassen.
cms/verbs-webp/120801514.webp
özlemek
Seni çok özleyeceğim!
fehlen
Du wirst mir so sehr fehlen!
cms/verbs-webp/85860114.webp
daha ileri gitmek
Bu noktada daha ileri gidemezsin.
weitergehen
An dieser Stelle geht es nicht mehr weiter.
cms/verbs-webp/122394605.webp
değiştirmek
Oto tamircisi lastikleri değiştiriyor.
wechseln
Der Automechaniker wechselt die Reifen.
cms/verbs-webp/26758664.webp
biriktirmek
Çocuklarım kendi paralarını biriktirdiler.
ersparen
Meine Kinder haben sich ihr Geld selbst erspart.
cms/verbs-webp/114272921.webp
sürmek
Kovboylar sığırları atlarla sürüyor.
treiben
Die Cowboys treiben das Vieh mit Pferden.
cms/verbs-webp/120128475.webp
düşünmek
Onu her zaman düşünmek zorunda.
denken
Sie muss immer an ihn denken.