Ordforråd
Lær verb – tyrkisk

cezalandırmak
Kızını cezalandırdı.
straffe
Hun straffet datteren sin.

üzerine atlamak
İnek başka birinin üzerine atladı.
hoppe på
Kua har hoppet på en annen.

keyif almak
O, hayattan keyif alıyor.
nyte
Hun nyter livet.

ait olmak
Eşim bana aittir.
tilhøre
Min kone tilhører meg.

evlenmek
Reşit olmayanların evlenmelerine izin verilmez.
gifte seg
Mindreårige har ikke lov til å gifte seg.

ödemek
Kredi kartıyla ödedi.
betale
Hun betalte med kredittkort.

basmak
Düğmeye basıyor.
trykke
Han trykker på knappen.

sahip olmak
Kırmızı bir spor arabaya sahibim.
eie
Jeg eier en rød sportsbil.

sarhoş olmak
Her akşam neredeyse sarhoş oluyor.
bli full
Han blir full nesten hver kveld.

kapatmak
Musluğu sıkıca kapatmalısınız!
lukke
Du må lukke kranen tett!

belirmek
Suda aniden büyük bir balık belirdi.
dukke opp
En stor fisk dukket plutselig opp i vannet.
